Archive for the 'Siirler' Category

Uykusuz gecelere bir $iir

sen $imdi…
sen $imdi coktan varmi$sindir evine..
cozup ayakkabilarinin bagini da,
ativermi$sindir vucudunu yatagin en derinine…

benim yerime de saril,
o yumu$acik yorgana ve koklarken,
benim yerime de yasla kafani,
o kocaman yastiga..

hafifce karartip i$iklari,
gozlerini dikerek tavana,
iki kolun bir yanda,
azicik bacaklarini ayir da,
cikar keyfini yatagin, benim yerime de..

bilir misin cocukken ben,
daha uykulari ozlemezken,
alip bir bardak suyu,
islatirdim yatagi hafifce..

sonra soyunup cirilciplak,
atip vucudumu yataga,
sevi$irdim yorganla,
utanmadan arsizca..

$imdi bakiyorum da,
ne yorgan keyfi kaldi,
ne de uyuyabiliyoruz tadi ile…
sen $imdi, uyu benim yerime de…

o bulut kadar yumu$ak yatagin,
don icinde bir o yana, bir bu yana…
ben keyfini cikartamadim ya!
sen $imdi cikar benim yerime de…

guzel uyu, tatli ruyalar,
yolda$ olur, kimbilir, belki melekler…
bir zaman gelir anlarsin,
en guzel sevgiliymi$ uykular…

Yazan: Ozgur Karatas (Uykusuz bir gecede… ‘12/11/07)

Fatih’e Yazdığım Şiir

Daha 500 yıl öncesinden,
Dediler ki gelecek bir Şehzade…
Gavurun kanlı pençesinden,
Kurtaracak bir Şehzade…

Beşikteydi dediler bu o çocuktur,
İstanbul’u fethedip koruyacaktır,
Adına Fatih, Sultan koyulacaktır,
Alimdir, fermandır o Şehzade…

Akşemseddin’dir onun hocası,
Kabul olunur ettiği her duası,
Yoktur padişahlıkta bir hatası,
Dürüsttür, soyludur o Şehzade…

Dua ettiler görelim diye onu,
Dedi tasa etme rahat tut gönlünü,
Gidip düşmandan alacak İstanbul’u,
Kahramandır, güçlüdür o Şehzade…

Fatih ola fethede İstanbul’u,
Sultan ola methede Osmanlı’yı,
Mehmed ola koruya hep haklıyı,
Ruhun şad ola, Mekanın cennet ola;
Sultan’ül Mehmet Bin Murat Han,
El Muzaffer Daima…

(Muhammed ul Fatih’e… ~ 2006)

Yazan: Özgür Karataş

Bir Siir Bin Soze Bedel

Aşkının divanesiyim, derman bulunmaz
Yüreğimdeki yangına bir ad da konulmaz
Bulunsa da derman içimdeki yareleri kapamaz
Şair Özgür der ki, bu dünya kimseye kalmaz…
Demiş ki Mecnun Leyla’mı ararım
Geldim bende bu dünyadan
Fazla kalmam göçüp giderim
Aşkın ateşi ile yanıp biterim
Yine de bu yangına
Bir su bulunmaz…

(Bir su bulamayanlara ithafen ‘9-3-07)

Uyan Ey Gozlerim

Sultan III. Murad Han, Padişah II. Selim Han’ın 6 erkek çocuğundan biridir. Bundan gayrı merhum padişahın 3 tane de kız evladı vardır. Manisa sancağında vazife ifa eden Veliahd Şehzade Murad Sultan, pederinin vefatını, Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’nın gönderdiği haberci vasıtası ile haber almıştır. Şehzade Murad Sultan Sadrazam Sokullu Paşa’nın gönderdiği gemiyi beklemeden, boşalan tahtı almak için Mudanya iskelesinden küçük bir gemi ile yola çıkmıştır. Padişah olacağı daha bu yolculuğunda bellidir. Çünkü Sultan Murad, bu gemi yolculuğunda, içecek bir su bulamamış, elini yüzünü deniz suyu ile yıkamış ve karaya çıktığı yere çeşme yaptıracağı sözünü kendi kendine vermiştir. Hakikaten Padişah olduktan sonra kendine verdiği sözü yerine getirerek bir çeşme inşa ettirmiştir. Saraya vardığında, Sadrazam Sokullu Paşa ile ilk defa karşılaştığından ötürü, Sokullu Paşa, Sultan Murad’ı, Afife Nur Banu Sultan’ın yanına götürmüş, oğlunu gören Valide Sultan, aslanım diyerek oğluna sarılmış, bu davranışı ile hem oğlunun Padişah’lığını hem de kendi Valide Sultanlığını tescil etmiştir. Sultan III. Murad Han, 1574′ten 1595′e kadar 21 yıl Osmanlı Devleti’nin başında Padişah olarak bulunmuştur.
İşte “Uyan Ey Gözlerim” eseri, bir sabah namazını kaçıran ve hicranını dile getiren, bir devlet adamının, bir Sultanın, Sultan III. Murad Han’ın eseridir. Bu şiir çok sade bir dil ile Sultan tarafından yazılmıştır. Şiir sade ve kolay görünmesine karşın, bulunup söylenmesi ve taklidi zor olan, sehl-i mumteni bir tarzda kaleme alınmıştır. Sultan Şair, Uyan Ey Gözlerim derken, kendi nefsi ile başbaşadır.
Bu güzel şiirin bestesi ise Polonya asıllı Santuri Ali Ufku Bey’e aittir. Muhayyer Kurdi makamında olan güzel şiirin tamamı ise şöyledir;

UYAN EY GÖZLERİM

Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır inan
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dillu dillerince tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Semavatın kapuların açarlar
Müminlere rahmet suyun saçarlar
Seherde kalkana hülle biçerler
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Bu dünya fanidir sakın aldanma
Mağrur olup tac-u tahta dayanma
Yedi iklim benim deyu güvenme
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Benim, murad kulun, suçumu affet
Suçum bağışlayub günahım ref’et
Resul’un sancağı dibinde haşret
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

 
Powered by WordPress and Ad Infinitum