Archive for December, 2007

Artık benim de bağlamam var :)

Beni tanıyanlar müzikle ne kadar içli dışlı olduğumu bilirler. Müziğin gerçekten ruhun gıdası olduğuna inanıyor, insanlarla müzik paylaşımında bulunmayı çok seviyorum. Uzun süredir darbuka ile uğraşıyordum ve ne zamandır bir bağlamam olsun istiyordum. Artık güzel bir kısa sap bağlama sahibiyim. Şimdilik sağ eli kullanmayı öğrenmiş, sol eli kullanmayı ve notaları çıkarmayı öğrenmeye çalışan biri olarak çok acemi sayılırım. Yakında karşınıza çıkıp ayalarınızın türabı, gönüllerinizin hizmatkarı olmayı ümit ediyorum :)

Posted in Music | No Comments »

Ankara’da Deprem!

Bilindiği üzere bayramın birinci günü Bala merkezli bir deprem ile Ankara sallanmıştı. Şu saatlerde yine Bala merkezli 5.5 büyüklüğünde deprem ile Ankara halkı yatağından uyandı. Saatler 01:47′i gösterirken yaşanan depremde can ve mal kaybı olmadığı belirtilirken, ben depremle ilgili ilk bilgileri internette ek$i sozluk’ten aldim. Daha televizyonlarda ve internet haber sitelerinde bir bilgi yoktu. Hatta depremin Kayseri’den bile hissedildigini yine Kayseri’li sozluk yazarlarinin yorumlari ile okurken sozlugun aslinda dogru ve amacinda kullanilmasi durumunda pek faydali oldugunu buradan soyleyebilirim.

Dogum gunum

Saat şu an 06:01 ve tarih 23/12.. evet evet doğduğum saat ve tarih bunlar.. bugün benim doğum günüm, bakalım kimler hatırlayıp, kimler hatırlamayacak. Daha sonra comment olarak hatırlayanları eklerim. Şimdiden hatırlayan ve kutlayan arkadaşlara da, hatırlamayan arkadaşlara da teşekkür ediyorum.

Mevlana Köşesi

Anıyoruz.

“Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel!
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!”

Hz. Mevlana

PGP keyim degisti

Yeni  public keyime Launchpad sayfalarından ulaşabilirsiniz.

http://www.launchpad.net/~okaratas

OpenPGP keys: 9F967058

Kaçak

Kaçağım…

Eşkıya aşklar yaşarım durmadan…
Kaşla göz, dağla uçurum arası konar göçerim.
Sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar,
sığsın isterler defnelerim, küçücük saksılarına.
Yetmez, dağbaşlarının teslimiyeti istenir,
ya katlim, ya ihanetim…

Bilmezler bir başka yolu olduğunu.
Yani ben, eşkiya, her yanı pusu.
Gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam,
zülfünde gölgeye sığınmam bundandır…
O zaman keyif çatarım silah diye,
sevdanın doruğuna…

Buzullar erir, nehirler yatak değiştirir,
sevdalarını ışıklarında yıkarlar…
Sonra da yürekleri seslerinde,
gürül gürül akarlar…
Çıplak suretleri dağ başlarını resmeder.
O dem iklim değişir, hüzün olur.

Yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur, kaçaklıktır.
Hadi gel Şahrud’um dağlara gövde verelim,
göğsüm tahtasının altı ol.
Yoksa vuracak beni hasretin bir tenhada…

Yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek?

Kazım Koyuncu Anısına ‘07 (Hayat)

 
Powered by WordPress and Ad Infinitum