Geçmişte yaşamış insanları ve geçmiş yaşamı hep merak eder dururum. Ne hikmetse geçmişte insanlar daha bir çalışkan, daha bir dürüst ve daha bir uzun nefesli yaşıyorlarmış. Osmanlı’nın o zengin imparatorluk zamanlarını düşünüyorum da kesinlikle yaşamak isterdim. Bir Yunus Emre’yi tanımak isterdim mesela.. Bir Mevlana’yı.. Hayata bakışlarını, fikirlerini dinlemek isterdim…”ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” derken Yunus Emre’nin bu altın değerindeki sözlerinin arkasında ne olduğunu dinlemek isterdim uzun uzun.. Bana bunları yazdıran da alttaki link oldu, semazen gösterisi ve mercan dede, ağzına yüreğine sağlık.
http://www.youtube.com/watch?v=JWKAHtbU6eo
Gel, ne olursan ol yine gel.. ister kafir, ister putperest, istersen yüz kere bozmuş ol tövbeni yine gel. Bizim dergahımız umutsuzluk kapısı değil, umut kapısıdır, yine gel..
Böyle bir sözü söylemek kolay mı? Kolay mı kim olursa olsun, ne olursa olsun kabul etmek, ona kapılarını, gönlünü açmak?
Büyük insanmış sevgili Mevlana, ruhu şad olsun.